Akdeniz Gibi Yaşamak
Bir beslenme biçiminden daha fazlası.
Akdeniz denince akla önce zeytinyağı, taze sebzeler, uzun sofralar geliyor. Oysa Akdeniz gibi yaşamak yalnızca ne yediğimizle ilgili değil.
Nasıl hareket ettiğimiz, kimlerle aynı sofraya oturduğumuz, günün içinde kendimize ne kadar yer açtığımız ve küçük şeylerden ne kadar keyif aldığımız da bu yaşamın bir parçası.
İyi ye. Mevsiminde, gerçek ve mümkün olduğunca az işlenmiş gıdaları seç. Daha fazla olanı değil, daha iyi olanı ara.
Hareket et. Hareket her zaman bir spor programı olmak zorunda değil. Yürümek, bahçeyle uğraşmak, pazara gitmek, deniz kenarında dolaşmak… Günlük hayatın içinde hareket etmek de yeterince kıymetli.
Sofranı paylaş. Akdeniz'de sofra yalnızca yemek yenilen bir yer değildir. Konuşmanın, gülmenin, beklemenin ve birlikte olmanın da yeridir. Bazen iyi bir yemeği güzel yapan, karşımızda oturan kişidir.
Küçük anların tadını çıkar. Sabah kahvesi. Açık bir pencere. Sevdiğin bir fincan. Taze bir çiçek. Acele etmeden hazırlanan bir akşam yemeği. İyi bir hayat çoğu zaman büyük değişikliklerden değil, bu küçük anlardan oluşuyor.
Belki de Akdeniz gibi yaşamak tam olarak budur: Daha fazlasını değil, daha iyisini seçmek. Daha hızlı değil, biraz daha farkında yaşamak. Ve mümkün olduğunca paylaşmak.
Noi’s Monde —
The Home of Mediterranean Living